akcakocaaa

 

Kent sakinleri olarak, haftanın son iş günü beyaz yakamızın düğmesini açıp derin bir nefes almaya ihtiyaç duyuyoruz. Bedenimizde yüklü elektrikten, zihnimizdeki karmaşadan biraz olsun uzaklaşmak üzere yakın rotalarda huzurun peşine düşmeyi hayal edenlerdenseniz; sözümüz size.

IMG-20160419-WA0018

 

GEVŞEYİN VE KENDİNİZİ DOĞAYA BIRAKIN

Birbirinin aynı “İstanbul’a yakın 10 rota” yazılarını tıkladığınızda göreceğiniz yerlerden daha bakir bir seçeneğiniz var; yemyeşil doğası ve Karadeniz‘in klasik hırçınlığından uzak denizi ile sakin bir köşe arayanları cezbeden tarihi bir Ceneviz limanı olan Akçakoca.

Anı Tur’un misafiri olarak İstanbul’dan başlayan keyifli ve kısa yolculuğumuz, Hotel Akçakoca‘da son buluyor. Odalarımıza yerleştikten sonra ilk olarak merkezde küçük bir tur atıyoruz.

YÖRESEL PAZARDA MANCAR PİDESİ DE VAR, YAĞLI BOYA TABLO DA

Akçakoca Belediyesi,Yukarı Mahalle” adı verilen bölgesini, ev hanımlarının geçim kaynağı olabilecek butik bir pazara çevirmiş.

Organik peynir, tereyağı gibi ürünlerin yanı sıra ev yapımı erişte, makarna, reçel gibi birçok lezzeti satın alabiliyor, Kızılca mancarı, ıspanak, pırasa ve pazı karışımından yapılan harika pidenin tadına bakabiliyorsunuz. Burada ev hanımlarının elinden gelenler sadece bunlar değil; birbirinden güzel yağlı boya tabloların satıldığı standlar görürseniz şaşırmayın. Önemli bir not; pazar, sadece haftasonları açılıyor.

 

AHŞAP MERDİVENLERİNDE RIFAT ILGAZ’IN AYAK İZLERİ VAR: ORHANGAZİ İLKOKULU

Bir diğer önemli durağımız, Rıfat Ilgaz‘ın da öğretmenlik yaptığı; eski adıyla Orhangazi İlkokulu

Ankara’daki meclis binasının kopyası olan mimarisi ile sizi çok eskilere götüren okul Cumhuriyet döneminin ilk okullarından biri. Ahşap merdivenlerden yukarı çıktığınızda görebileceğiniz gibi Ilgaz için bir de anı köşesi oluşturulmuş. Gönüllü rehberimizi dinlerken, “Hababam Sınıfı” eserinin yaratıcısı Rıfat Ilgaz’ın koridorlarından geçtiği okulda bulunmanın heyecanını yaşıyoruz.P_20160419_134507

P_20160419_172109ÇİVİSİZ CAMİDE HERKESİN EMEĞİ VAR

Hemşin Köyü, büyük şehirlerle yarışabilecek kozmopolitlikte bir köşesi Akçakoca’nın. Bir dönem yoğun göç alan Akçakoca’da Lazlar, Çerkezler, Türkler, Aphazlar farklı köylerde yaşıyor ama komşuluk ilişkileri sorunsuz… Hatta Hemşin Camii‘ni birlikte inşa etmişler. bu Caminin en büyük özelliği çivisiz olması.

SAKLI CENNET CENEVİZ KALESİ

Uzun bir yolun ardından da bölgenin en etkileyici sürprizine geliyor sıra; Ceneviz Kalesi… Karadeniz’in birkaç noktasında daha rastlamış olabilirsiniz Ceneviz izlerine… 1200’lü yıllarda Karadeniz’de hüküm sürmüş Haçlı Ordusu’nun inşa ettiği kalenin kalıntıları,  şimdilerde eşsiz seyir noktalarından birinde bulunuyor.

Şimdilerde ziyaretçilerin dilek tutup para attığı çukur, eskiden su ihtiyacını karşılayan bir sarnıçmış. Ve bu kale 1 yıl önce UNESCO geçici miras listesine alınarak Akçakoca’nın marka değerini artırmış. Kalenin sağ tarafında ise Akçakoca falezleri bütün ihtişamı ile deklanşöre basmanızı sağlıyor.

cenevizkale1

NEREDE KONAKLADIK?

Az ama kaliteli konaklama tesisleri bulunuyor bölgede; biz Hotel Akçakoca‘da konakladık. Hizmeti ve güleryüzlü personeli ile gönlümüzü kazanan Hotel Akçakoca’nın Leb-i Derya denilebilecek oda manzarası da aklımızda kalan en önemli detay oldu.

 

Oksijen deposu yemyeşil doğası ve rafting gibi sporlar için biçilmiş kaftan olan denizi ile yakın zamanda şehirden kaçanların uğrak noktası olması beklenen Akçakoca’yı ilk keşfedenlerden biri siz olun.

http://www.otelakcakoca.com.tr/

+90 (380) 611 45 25