Balkanlar yolculuğum sabah 05.00 itibariyle havaalanına yola çıkarak başladı. Anı Tur organizasyonu ile uçağımız 8.30 gibi hareket etti. İlk durağımız olan Belgrad’a doğru yola koyulduk.  Çocukluğumdan beri doğup büyüdüğüm çevre, komşularımız, arkadaşlarım ve çocukluk anılarımın çoğunda Balkanların çeşitli bölgelerinden göç etmiş yüzlerce insan tanıdım. Bu yüzden olsa gerek bir haftalık tur boyunca kendimi yabancı bir memlekete gelmiş gibi hissetmedim.

Baştan başa Balkanlar turumuzun yazı dizisinde sırasıyla, Belgrad, Bosna Hersek, Karadağ, Arnavutluk, Makedonya ve son durak Kosova olacak. Birer gün olmak üzere yaptığım ülke ve şehir ziyaretlerine Belgrad ile söze başlıyoruz…

Keyifli okumalar… 🙂

Belgrad, Sırpça’da beyaz şehir anlamına geliyor. Panoniyen Ovası’nın Balkanlar ile buluştuğu, Sava ve Tuna nehirlerinin birleştiği noktada kurulmuş. Adı gibi ferah, aydınlık ve huzurlu bir kent. Başkent Belgrad’da kocaman bir tarih ve geçmişten bu güne gördüğü savaş ve isyanlarla duvarlarına yansıyan anarşik ruh bizi bekliyordu. Belgrad’ın tarihi ile ilgili çok geniş kapsamlı bilgileri rehberimizden öğrendik. AnıTur’un doğru bilgi sahibi, deneyimli ve özverili rehberlerinden Barış İntepe sayesinde şehri bir nefeste tanımak hiç zor olmadı. Yürüyüşe geçmeden önce, gezimize Panoramik Belgrad şehir turumuz ile başladık.  Kale Meydanı, Askeri Müze, İstanbul Kapı, Saat Kulesi, Damat Ali Paşa Türbesi, Zindan Kapı, Leopoldov Kapı, Sokullu Mehmet Paşa Çeşmesi, Stefan Lazerevic Anıtı, Nebojsa Kulesi, Saborna Kilisesi, Cumhuriyet Meydanı, Terazi Meydanı ve Taş Meydan görüp gezdiğim yerler arasında keyifli bir görsel ve tarih bilgisi bıraktı üzerimde…

d969468aedc03c5fa2cc3b9c55f599ab

Kalemegdan, Dorçol (kuzeyde ve kuzeydoğuda); Eski Şehir  (doğuda), ve Kosançiçev Venats’ın sınırlarını oluşturuyor. Kalemegdan, Şumadiya’nın bitişinde yer alıyor. Uçurum gibi sırtta Tuna’ya Sava nehrinin karıştığı alanda kurulu. Burası Belgrad’ın en güzel, görülmeye değer bölgelerinin başında geliyor. Bir tarafta Sava diğer tarafta Tuna nehirleri ile çevrili olması, bu nehirlere yukarıdan bakan kaleye şahane bir manzara ve özellikle akşamüzeri gün batımı saatlerinde büyülü bir atmosfer sunuyor. Kalenin içinde ve çevresinde bulunan Kalemegdan Park’ı (Central Park) gün boyu şehir insanının ve turistlerin yorgunluklarını attığı, çimenlerine uzandığı, bisiklet sürebildiği, çocukların rahatlıkla oyun oynadığı, bazılarının ise sadece anın tadını çıkardığı bir alan. Kalabalık görünmesine rağmen yeşilin yoğunluğu ve rahatlatıcı genişliği insanı dinlendiriyor.

Günümüzde Kalemeydan parkı tamamen keyif, dinlenme ve sosyalleşme amacıyla kullanılıyor olsa da tarihinde yaşadığı birçok savaşta 6 milyondan fazla kişinin ölümüne tanıklık etmiş tarihi bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. Osmanlı döneminde “Kale” ve “Meydan” kelimelerinin bir araya gelmesinden adını alan Kalemegdan farklı isimlerle de biliniyor. Bunların içinde en bilinir olanları; Hristiyanlık duvarı (Wall of Christianity), Savaş Duvarı (Gate of Wars), Seyir Tepesi (Contemplation Hill), Savaş Evi (House of Wars), Mücadele Tepesi (Hill of Combat) ve Özgürlük Zaferi ve Evi (Glory and House of Freedom).

 

20160416_175618

 

Belgrad seyahatiniz sırasında stresten uzaklaşmak, keyifli bir yürüyüş yapmak, günbatımı eşliğinde Tuna ve Sava nehirlerinin, Yeni Belgrad (Novi Beograd) manzarasının tadını çıkarmak ve etkileyici fotoğraflar çekmek için Kalemeydan Parkı kesinlikle ziyaret etmeniz gereken bir nokta. Kalemeydan Parkı içinde birbirinden çeşitli sanat eserleri, müze gibi yapıları da ziyaret edebilirsiniz. Ve tüm bu güzellikler için girişte herhangi bir ücret ödemeniz gerekmiyor.

 

 

 

 

SAMSUNG CSC

20160416_185522

Kale Meydanı ve parktan çıkışta soluğu Knez Mihaila Caddesi’nde alıyoruz. İstanbul’un İstiklal Caddesi’ni aratmıyor burası. Sağlı sollu iki tarafından uzanan tarihi binaları, alışveriş mağazaları, kafeleri, sokak satıcıları ve müzisyenleri ile kendinizi Taksim’e çok yakın bir yerlerde hissetmeniz mümkün. Bir iki saatinizi burada geçirerek hem yemek yiyip, hem alışveriş yapıp hem de şehir kültürünü inceleyebilirsiniz.

 

 

znak-pitanja (1)

Blog March 20th 09

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çeşit çeşit kahve seçeneğinin bir arada bulunmasına rağmen Türk kahvesini mumla arayabilirsiniz, bunun için önereceğimiz sadece iki mekân bulabildik. Bunlardan biri çok ilginçtir ki, ismi “Soru işareti cafe” olarak geçiyor… Belgrad’da en güzel Türk Kahvesini içebileceğiniz yegane mekandır… Çok da güzel bir hikâyesi var isminin, şehirlerde ve mekanlarda anlam arayışında olanlar mutlaka araştıracaktır, benden bu kadar 🙂

nichola tesla müzesi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sırp asıllı Amerikalı mucit Nikola Tesla’nın müzesi de burada bulunuyor. Tur’da size ayrılan serbest zaman içinde Belgrad’da Republic Square’a 15 dakika uzaklıkta yer alan müzeyi ziyaret etmeniz mümkün. Girişi ücretli, önce bir video izliyorsunuz daha sonra prototipleri inceleyebilirsiniz. Anı defterine de birkaç cümle karalamayı unutmayın…  Gördüklerinizden sonra, insan içinden “kıymetini bilememişler, Edison yanında halt etmiş” demekten kendini alamıyor çünkü…

Doğu ile Batının kesiştiği, Avrupa’nın en eski başkentlerinden biri olan Belgrad, zengin tarihini şehrin her köşesinde gözler önüne seriyor. Bunlardan biri de Mikail Street civarında olan Skadarlija bölgesi. 9.Yüzyılda, şehrin ünlü simalarının toplanma yeri olan bu bölge, sık sık Paris’in Montmartre bölgesi ile karşılaştırılıyor.

Skadarlija-1

 

 

 
skadarlija-4

 

 

 

 

 

Belgrad’ı ziyaret ettiğinizde, eski şehir bölgesinde bulunan bir çok Kafanada cevapcici veya börek gibi nefis lezzetleri deneyin. Bir zamanlar çingenelerin yaşadığı, şimdilerde bohem bir köşe olan Skadarlija, nefis akşam yemekleri için şahane bir yer. “Kafana” denilen, yerel lezzetleri ve Sırp şaraplarını sunan, çok sayıda restoranın sıralandığı bölgenin hoş bir atmosferi var. Bizdeki meyhanelere benzer, bu mekânlarda, sabahın erken saatlerine kadar açık olan restoranlarda, geleneksel Sırp canlı müzikleriyle keyifli akşamlar geçirmek mümkün.

znak-pitanjaAvrupa’nın büyük başkentlerine veya ünlü şehirlerine gidenler bilir, oldukça pahalıdır; Belgrad öyle değil. Orta sınıf bir restoranda bir akşam yemeği 15€’ya yenebilir. Pizzacılar ve börek satan yerlerde yeme içmede daha ucuza gitmek de mümkün. Bir bardak bira 2-3€, ünlü Sırp Pljeskavica Hamburgeri ise 2€.

Doğu ve Batı’nın kesişme noktasında, Avrupa’nın en eski şehirlerinden biri olan Belgrad, diğer kültürlerin etkileri ile zengin bir mozaik oluşturmuş. Belgradlılar sıcak kanlı, misafirperver, açık görüşlü ve oldukça saygılı insanlar.

 

Turumuzun Belgrad günlüğünü tamamlamak üzere programımızda belirtilen şehir merkezine yürüme mesafesi veya taksi ile ulaşım sağlanabilecek konumda olan otelimiz Best Western’e yerleştik. Konforu ve mutfağı son derece kaliteli. Güzel bir akşam yemeğinin ardından otel çevresinde yemyeşil, caddede keyifli bir yürüyüş yaptıktan sonra kalan zamanı dinlenmek için ayırıp odama yerleştim. Malum, ertesi gün yoğun bir Bosna Hersek turu beni bekliyordu…

5081_belgrade11-628x250 cattedrale-belgrado_72736581_650x365 savo katedrali

SAMSUNG CSC

pobentik zafer anıtı Belgrad2006parlament

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir gün de doyulamayacak kadar güzel bu şehri dört günde daha detaylı gezmek isterseniz Anı Tur Belgrad Turunu inceleyip uygun fiyata ve vizesiz doyasıya gezebilirsiniz.