Galakside Bir Yer; KAPADOKYA

zeynepsedaçakır Jeolojik yapısı ve yazılı tarihi dışında herkesin kendi masalını yazdığı bir coğrafya burası. Bana göre bir sezonu yok Kapadokya’nın. Kışın beyaz örtüsü, yazın enerji dolu, yeşilin, kırmızının ve sarının her tonunu görebilmek mümkün. Keza gündoğumu ve günbatımı da tıpkı mevsimleri gibi ayrı ayrı güzelliklere sahip. Her bir taşın altında, üstünde binlerce yıllık tarihin izlerine rastlayabilirsiniz. 1985 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Göreme Milli Parkı ve Kapadokya’nın kayalık alanları içerisinde yer alan lokasyonlar arasından hala görmemiş olduklarınız varsa özellikle kar zamanı Ocak – Şubat veya sonbaharda Eylül – Ekim aylarında Kapadokya bütün büyüsüyle görülmeye değer… Eğer büyük bir şehirde yaşıyor, yüksek binaların arasında nefes almaya çalışıyorsanız Kapadokya’ya ayak bastığınız anda dinginliğin büyüsü ile yüzleşmeniz, hatta çarpılmanız kaçınılmaz.

Kapadokya bölgesi başta Nevşehir olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerine yayılmış, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine evler, kiliseler ve manastırlar oymuş bunları fresklerle süsleyerek binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun da önemli kavşaklarından birisidir.

Dokusu ve yapısı nedeniyle en çok merak edilen ve ilgi çeken yanı ise elbette ki jeolojik oluşumu…

60 milyon yıl önce 3. Jeolojik devirde Toroslar yükseldi. Kuzeydeki Anadolu Platosu’nun sıkışmasıyla yanardağlar faaliyete geçti. Erciyes, Hasandağı ve ikisinin arasında kalan Göllüdağ, bölgeye lavlar püskürttü. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtüldü. Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı. Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgârlar da oluşuma katıldı. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı: “Peri bacası”. Bazalt örtüsü olmayan tüf tabakları ise erozyonla vadilere dönüştü. İlginç şekilli oluştu. Daha sonraları insan eli, emeği ve duygusu işe koyuldu. Dokuz-on bin yıl öncesine ait yerleşimlerden ilk Hıristiyanların kayalara oydukları kiliselere, büyük ve güvenli yer altı kentlerine kadar uzun bir dönemde bir uygarlık yaratıldı.

Avanos, Ürgüp, Göreme, Akvadi, Uçhisar ve Ortahisar Kaleleri, El Nazar Kilisesi, Aynalı Kilise, Güvercinlik Vadisi, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak Yeraltı Şehirleri, Ihlara Vadisi, Selime Köyü,Çavuşin, Güllüdere Vadisi, Paşabağ-Zelve belli başlı görülmesi gereken yerlerdir. Kayalara oyulmuş geleneksel Kapadokya evleri ve güvercinlikler yörenin özgünlüğünü dile getirirler. Bu evler 19. yüzyılda yamaçlara kesme taştan inşa edilmişlerdir.

Ağzıkarahan Kervansarayı: Ağzıkarahan adının geliş yeri ile ilgili bilgiler şu şekildedir. Eski zamanlarda kitapları kopyalayan kişilere yani kopya edenlere ‘ağzıkara’ denilirmiş. Hattalar da yazdıkları yanlış olan kelimeleri ağızları ile yalayarak temizlemeye çalıştıkları için ağızları hep kara olurmuş. Ağzıkarahan Kervansarayı, hamamı, kışlık, yazlık yerleri ve imareti, çeşmeleri, gözetleme kulesi ile her şeyi tam olan yani tam teşekküllü bir kuledir.

Lokumları ile ün salmış olan Ağzıkarahan’ın meşhur lokum çeşitleri arasında sarma lokum çeşitleri, sade lokum çeşitleri, güllü lokum, meyveli kuş lokumu, fındık ezmeli sarma lokum, antep fıstıklı çifte kavrulmuş lokum, bademli lokum, fındıklı lokum, sultan antep fıstıklı sarma lokum, narlı krokan lokum, halep lokumu, vali lokumu, kuru üzümlü lokum, fındıklı vanilyası kolum, bademli narlı lokum, fındıklı portakallı lokum, antep fıstıklı vanilyalı special lokum, antep fıstıklı limonlu lokum, antep fıstıklı vanilyalı speciel lokum vardır.

Avanos: Avanos toprağın sanata dönüştüğü yerdir aslında. Çanakçılık buranın turizmine hayat verir. Hem üretim atölyeleri hem satış mağazaları olmak üzere en çok turist çeken, Kapadokya’nın can damarlarından biridir. Kapadokya’ya dair bütün hediyelik alışverişinizi buradan yapabilmeniz mümkün. Alışveriş öncesi veya sonrasında, Belde’nin tam ortasından geçen Kızılırmak nehrinin kenarında yürüyüş yapmadan ayrılmamanızı öneriyorum. Şarap önerisi arayanlar için -o en keyifli kısma henüz gelmedik, bekleyin 🙂

Yeme – İçme için Han Restoran özellikle tavsiye edilir. Dev mutfağı ile her damak tadına uygun leziz yemekler bulabilirsiniz.

Çavuşin: Tarihi Çavuşin Kilisesi ve eski köy yerleşimi ziyareti yapacağınız bu yöredeki Çavuşin Kilisesi, Kapadokya’nın bilinen en eski kilisesidir.

Derinkuyu Yer Altı Şehri: Bölgenin en meşhur yer altı şehirlerinden olan Derinkuyu, 4,5 kilometrekare alanıyla en büyük yer altı şehri alanına sahiptir.

Devrent Vadisi: Devrent Vadisi, çok farklı peribacası oluşumlarının gözlenebildiği özel bir vadi. Hatta bu farklılık o kadar özel ki peribacalarının şekillerinin bazı canlılara benzetilmesi nedeniyle Hayal Vadisi (Imaginary Valley) olarak da bilinir. Vadiye doğru baktığınızda ilk olarak deveye benzeyen bir peribacası göze çarpıyor. Hayal Vadisine hoş geldiniz… Devebacasını ben söylüyorum. Geri kalan şekilleri keşfetmek size kalmış. Dervent, Kapadokya’da mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerdendir.

dervent vadisi
Gaziemir: Kapadokya’da onlarca yer altı şehri ve onlarca da kervansaray bulunmaktadır. Fakat Gaziemir’i diğerlerinden farklı kılan özelliği ise hem yer altı şehri hem de kervansaray özelliklerinin ikisini de aynı anda barındırıyor olması ve daha da önemlisi Kapadokya’nın ve muhtemelen de dünyanın tek yer altı kervansarayı olma özelliğine sahip olmasıdır. Yer altı şehri ve kervansarayın geniş bir agorası bulunmakta ve bu agoradan yer altı mekanlarına girişler sağlanmaktadır. Özellikle develerin barındığı mekan, görkemli sütunlarla Yerebatan Sarayı’nı andırmaktadır.

Göreme: Kapadokya bölgesinin en meşhur ziyaret noktası diyebiliriz. Hem peri bacalarına bakmak hem de Göreme açık hava müzesini ziyaret etmek için buraya gitmelisiniz. Yaşamın peri bacaları ile iç içe sürdüğü Kapadokya’nın şirin beldesi Göreme’nin tarihi anlamda en önemli yeri Göreme Açıkhava Müzesi’dir. Müze, kaya içine oyulmuş manastırlar, kiliseler, şapeller, yemekhaneler, mutfaklar ve yaşam alanlarından oluşmaktadır.

Göreme Ören Yeri 365 gün boyunca açıktır. Tatil günü yoktur. Her gün sabah 8.00’de açılır, Nisan – Ekim arasında 19:00’da; Kasım – Mart arası 17.00’da kapanır. Gişeler kapanış saatinden 1 saat kadar önce bilet satışını bitirir.

göreme

 

Göreme Açık Hava Müzesi’nde görülmesi gereken ana yapılar

Tokalı Kilise: Bölgenin biline en eski ve en büyük kaya kilisesidir.

Rahibeler ve Rahipler Manastırı

Aziz Basil Şapeli: 11. yüzyıla ait şapel, Göreme Açık Hava Müzesi’nin girişindedir.

Elmalı Kilise: 1050 yılında yapılmış küçük bir şapel.

Azize Barbara Şapeli: 11. yüzyılda yapılmış, Elmalı Kilise’nin bulunduğu kaya bloğunun arkasındadır.

Yılanlı (Aziz Onuphrius) Kilise: 9.Yüzyılın sonlarında yapılmıştır.

Karanlık Kilise: 1950’lere kadar güvercin evi olarak kullanılmış kilisedeki freskolar çok etkileyici, bölgenin en önemli kiliselerinden biri. Ekstra bilet ile girilebiliyor.

Azize Catherine Şapeli: Karanlık kilise ile Çarıklı Kilise arasında yer almaktadır.

Çarıklı Kilise: Adı kapısının girişindeki İsa’nin göğe yüklelişini anlatan freskonun altndaki ayak izlerinden almıştır.

Derinkuyu Yeraltı Şehri: 60 metre derinliğe inen ve yaklaşık 20.000 insan kapasiteli yeraltı şehrinin yaklaşık olarak yarısı ziyarete açık ve gezilebilecek durumdadır.

Kaymaklı Yeraltı Şehri: 4 katlı yeraltı şehri, Derinkuyu’ya göre daha dar ve alçak bir yapıya sahiptir.

Özkonak Yeraltı Şehri: Sadece 4 odası gezilebilir olsa da kuyuları, şaraphaneleri, havalandırma sistemiyle kompleks bir yapıya sahip bir yeraltı şehridir.

Pancarlık Kilisesi: Bölgenin öncelikli olmayan ziyaret noktalarından kilise, yürüş parkuru da olan Pancarlık vadisi üzerindedir.
pancarlık vadisi3

 

Paşabağ Rahipler Vadisi: Paşabağ Rahipler Vadisi, Göreme-Avanos yolu üzerinde bulunan Zelve’ye çok yakın. Vadi şapkalı peri bacalarının sıklıkla küçüklü, büyüklü enteresan örneklerini görebileceğiniz ilginç ama bir o kadar güzel bir yer.

Kaymaklı: Meşhur yer altı şehirleri de burada. Kaymaklı yer altı şehri; Nevşehir il merkezine 20 km. mesafede yer alıyor.

Mazı Yer Altı Şehri: Bölgenin az meşhur ziyaret noktalarından Mazı 4 girişli geleneksel yer altı bölgelerinden.

Narlıgöl: Krater gölü ve mesire alanı burası. Özellikle keyifli bir piknik için birebir.

Nevşehir Müzesi: Bakanlığa bağlı olarak Nevşehir il merkezinde yer alan müze öncelikler içinde yer almıyor ancak vakti olanların Kapadokya’dan çıkarılan tarihi eserlerin bulunduğu bu müzeyi ziyareti seçenekler içinde yer alabilir.

Ortahisar: Ortahisar Kalesi’nin bulunduğu bölge.

Tatlarin Yer Altı Şehri: Henüz kısıtlı bir bölgesi temizlenebilmiş olan Tatların yine bölgenin en büyük yer altı şehirlerinden biri olup, diğerlerinden pek görülmediği üzere tuvalete sahiptir. Büyüklüğü sebebiyle askeri bir amaçla kullanıldığı düşünülmektedir.

Uçhisar: Meşhur Uçhisar Kalesi, Kılıçukur  bu civarda. Uçhisar Kalesi bölgenin zirvesinde. Doğal olarak tarih boyu stratejik olarak çok büyük öneme sahip olmuş bu kaleden günümüzde de manzara şahane. Gün sonunda giderseniz dağların manzarasında gün batımını da keyifle izleyerk bol manzaralı ve bölgenin en keyifli ışıkları ile fotoğraf çekme imkanı bulabilirsiniz.

 

Üç güzeller: Yolunuz üzerinde göreceğiniz en klasik peri bacası yapısı bölgede gitmeyeni dövdükleri yer. 10 dakika mola mutlaka verilmeli. Ürgüp civarında.

üçgüzeller

Zelve: Zelve Açık Hava Müzesi ziyareti bölgeyi öne çıkarsa da tüneller ve kiliseler de bölgede yer alıyor. Zelve vadisi, Kapadokya’nın en eski yerleşim birimi olduğu için de ayrıca özel bir durumda. Eskiliği kadar Kapadokya’da en uzun süre konaklanan yerleşim yeri aynı zamanda. Buralarda sıklıkla develere rastlayabilirsiniz. Çevrede görebileceğiniz, küçük sevimli mekanlarda bölge kadınlarının hazırladığı köy kahvaltılarını da mutlaka denemelisiniz.

Güvercinlik Vadisi: Uçhisar’dan vadiye dahil olarak yaklaşık 4 km lik bir yol çizerek vadinin derinliklerine kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Güvercinlik Vadisi’nin izlenebildiği seyir tepesindeki dilek ağacı, görülmeye değer. Bir inanışa göre ağaca nazar boncuğu asmak uğur getiriyor.

güvercinlik vadisi

Kızıl Vadi: Günbatımı izlemek için eşsiz bir nokta. Nevşehir ile Ürgüp yolu arasında kalmaktadır. Çavuşin kasabasına 1 km uzaklıkta olmasına karşın, Kızılvadi’ye asıl giriş yapılan ve güneşin batışının seyredildiği bölümü Ortahisar Kasabasına yakındır. Göremeye 3 Ortahisar’a 2, Ürgüp’e 5 km uzaklıktadır. Vadinin civarında manzarayı seyrederken gözleme ve çay keyfi yapabileceğiniz küçük tesisler bulabilirsiniz.

kızılvadi 1

 

 

Tavsiyeler

  • Kapadokya’da olmazsa olmaz görülmesi gereken yerlerin başında sırasıyla Göreme Açık Hava Müzesi, Güvercinlik Vadisi, Ihlara Vadisi, Paşabağ-Zelve ve Derinkuyu- Kaymaklı yer altı şehirleri gelir. İlk defa gidecekler için bu bölgeleri en az 2 güne sığdırmalarını tavsiye ediyorum.
  • Kapadokya daha önce ziyaret edip farklı deneyimler arayanlar için de birçok alternatif sunuyor. Bunların en bilineni Balon Turları, sabahın erken saatlerinde 1 ya da 2 saatlik turlarla Kapadokya’nın ihtişamına göklerden tanık olup ilginç bir deneyim yaşayabilirsiniz; ancak benim son ziyaretimde tercihim balona binmek yerine Göreme civarlarından balonları ve özellikle hazırlık aşamalarını fotoğraflamak oldu. Daha önce balona binmiş biri olarak dışarıdan fotoğraf çekmenin çok daha keyifli olduğunu itiraf edebilirim. Bunun için de özellikle fotoğrafçıların gün doğumundan en az iki saat önce balonların uçuş hazırlığı yaptığı vadide konuşlanmaları ve açı – ışık keşfi yapmalarını tavsiye edilir. “ E hayat kısa balonlar uçuyor… J”
  • Diğer bir alternatif olarak vadilerde yapılan safari ve ATV turlarını denemenizi öneririm. Özellikle biraz macera arayanlar için ATV turları harika olacaktır. Kelime anlamı Güzel atlar ülkesi olan Kapadokya’ya gidip ata binmemek olmaz diyenler için de yine saatlik ata biniş deneyimleri sağlayan at çiftlikleri mevcut.
  • Kapadokya’da araç kiralama veya hususi araç önemli. Tur şirketi ile gitmiyorsanız her yere yetişebilmek ve kolay ulaşım sağlamak için ayakların yerden kesilmesi şart. Araç fırsatı yoksa ATV safari yaparak bölgeler arası geçiş kolaylaşabilir.
  • Mümkünse kaya otellerde kalın. Bölgenin benzersizliği kadar muadilleri pek zor bulunan taş ve kaya otelleri şiddetle öneririm. Bütçenizin müsaitliği doğrultusunda Kapadokya’da konaklamak için en iyi seçenekler yöresel kaya oteller.
  • Nevşehir’in toprak çanaklarından yapılan testinin içinde kapalı bir şekilde pişirilen testi kebabı muhteşem lezzeti kadar masada kırılan kapağının insanı heyecanlandırıyor. Kebabın yanında şahane salatalar ve mezeler de bölgenin üstün yemek sunumu içinde kendine yer buluyor.
  • En sona bıraktıklarım en çok zevk aldıklarım oldu; Ürgüp’te şarap tadımı ve Avanos’ta çömlek workshop’ı… Avanos’da çeşitli atölyelerde çömlek tezgahına oturup kendi çömleğinizi yapabilmenize izin veriyorlar, yaptığınız bir şeye benzemese de pek bir eğlenceli. Ve tabiki şarap… J Ürgüp’ün içinde yer alan Turasan’ın showroom’u harika bir tadım deneyimi sunuyor. Şahsen Seneler, Blash ve Kalecik Karası, Öküzgözü Rose’u ve en şahanesi sıcak şaraplarını tatmanızı şiddetle tavsiye ederim.

 

Evranos Restorant

Evranos Kaya Restorant

Taş Köprü Karşısı Avanos/Nevşehir

+90 384 511 37 50

+90 384 511 37 51

+90 384 511 37 53

 

 

 

Han Restorant

Han Restorant

Cumhuriyet Mah. 521. Sok. No: 1 Avanos / Nevşehir

+90 384 511 56 90

+90 384 511 56 94

+90 384 511 56 93

 

 

 

IMG_9630Turasan Şarap Fabrikası

Yunak Mahallesi Tevfik Fikret Caddesi

No: 6A-B 50400 Ürgüp / NEVŞEHİR

+90 384 341 49 61

+90 384 341 48 72