Bu yazımda yalnız gezen kadınların karşılaştıkları absürtlüklere ve bir takım önlemlere değinmek istedim. Yalnızsanız “Kadın başına nereye? Otur oturduğun yerde!” iç seslerinden, eğer iki kadın iseniz, sorduğunuz bir adres için iki insan, birey, iki kişi olduğunuz halde gözünüze baka baka “yalnız mı gideceksiniz?”gibi, eğer yanınızda bir erkek bulunmuyorsa iki kişi etmediğinizi ima eden bir takım akıl dışı sorularla karşılaştığımız anlardan bahsetmek istiyorum.

14141616_10154072088179753_1089094035892595613_nDünyanın bu konu hakkındaki bakış açısını ve insanların ön yargılarını değiştirmemiz elbette ki çok zor ancak bu duracağımız ve pes edeceğimiz anlamına gelmiyor. Oradan bakınca burnunuza feminik! bir kadının serzenişleri gibi okunsa da yazdıklarım, derdim her bir bireyin kişisel hak ve özgürlüklerinin, her hangi bir cinsi ayrıma gerek duyulmadan özgürce yaşanılası olması. Söz konusu da seyahat özgürlüğü olunca malum damarımız atıveriyor.

İçinde seyahat tutkusu olan hiçbir kadını yalnızlıkla terbiye edemiyor dünya şartları. Alıp başını gitme isteği ile merak ettiği, keşfetmek istediği yerleri görmek, kimi zaman bir sırt çantası kimi zaman dev bir valizle de olsa tek başına seyahat etmek günümüz koşullarında en zor hayatta kalma mücadelesi gibi oldu.  Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak ruhumuzun temizlenmesi ve biriken kötü anılardan, yaşanmışlıklardan arınmaktır bir bakıma.

14045815_10154069747579753_1674489549240575991_nGezmek ve görmek gençlik iksiridir, fethetmektir. Her gördüğünüz yeni şey ile sadece görmekle kalmaz illa ki öğrenecek, hayatınıza bir parça da olsa heyecan verecek bir nokta bulursunuz. Hepimizin özellikle yaz aylarında “acaba nereye gitsem?” sorusu düşer aklına. Gitmek başlı başına bir heyecandır. Sık sık uzun yollar giden, dolayısıyla yabancılarla tanışma olanağı bulan insanların sadelik, mütevazılık, hoşgörü ve mizah duyuları gelişmesi bir tesadüf değildir. Bu tip insanlara ister göçebe veya çingene ruhlu, ister huzursuz veya gezgin diyelim, sonuçta varlıkları reddedilemez derecede gerçek ve yol güdüleri yaşamak kadar güçlüdür. Haritalara bakarsınız, uzun uzun hayali rotalar çizersiniz gönlünüzce. Aklınızdan tek başınıza, bilmediğiniz görmediğiniz yerlere gitmek geçer. Hemen kadın olduğunuzu hatırlar, en azından her istediğiniz yere öyle tek başınıza gidemeyeceğinizi düşünürsünüz. Dünya üzerinde erkekler kadar serbest dolaşım hakkınız olmadığını veya bunun bilinçaltınıza korku ile birlikte kazındığını bilirsiniz.

13043381_10153764525959753_4374916069070630390_nSadece ülkemizin değil dünyanın sorunu bu. Ve sadece can güvenliği açısından değil, maddi anlamda da oldukça pahalıya patlıyor tek başınıza seyahat etmek. Tur şirketlerinin sizin için hazırladığı bir birinden caf caflı süslenmiş planlarına bakarsınız. İlk önceleri hep böyle başlar. Bu tur şirketleri, yalnız seyahat etmeyi tercih ettiğiniz için sizi adeta cezalandırır. Çünkü hep iki katı para ödersiniz. Hadi paraya kıydınız diyelim, yine sizin için programlanan yerlerden “panaromik” diye adlandırılan gezi şekli ile rüzgâr gibi geçerken, otobüs camından tabelaları zor okursunuz. Keşfetmek, dokunmak, adımlamak şöyle dursun… Tur içinde çeşit çeşit insanın şikâyetine, problemine ve gürültüsüne maruz kalırsınız. Yeni insanlar tanıma şekliniz de bu değildir aslında. Sunulan serbest zamanlarda dinlenmek, öğrenmek ve fotoğraf çekmek arasında hızlı bir tercih yapmak zorunda bırakılırsınız. Bu yüzden yurt içi ve yurt dışında mümkün olduğunca kendi yaptığınız plan ve çizdiğiniz rota tüm zorluklarına rağmen daha keyifli olacaktır. Sadece kendinizden ve sırt çantanızdakilerden sorumlu olup, rehber öğretilerinin uzağında keşfetmenin, öğrenmenin tadına varmak, bilmediğiniz dilleri anlama, kültürleri öğrenme çabası sizi dünya vatandaşı yapacak en kolay yoldur.

13641047_10154002085929753_8393228876638763286_oYalnız seyahat ettiğim zamanlar çok olsa da, bir yol arkadaşım her zaman olmuştur. Yalnız seyahat etmek insana çoğu zaman yanında neyi ve kimi istemediğini de öğretiyor. Rahatlıkla doğru seçim yapabiliyorsunuz. Bir süre sonra benim gibi “hadi gidiyoruz” diyebildiğiniz dostlarınız, yol arkadaşlarınız oluyor.
Hiçbir şehri ve ülkeyi genellemeden karşılaşacağınız en olası problem ise, yalnız oluşunuzun üzerine karabasan gibi çöken gözler oluyor. Çoğu zaman iki kadın bile bir insan etmiyor bazı bölgelerde. İki kadın gitmek istediğiniz bir yer ile ilgili birine soru sorduğunuzda “yalnız mı gideceksiniz?” sorusu soruluyor dalga geçer gibi! “Yalnız gibi mi görünüyoruz, iki kişiyiz kör müsün?” demek geçse de içinizden maraz çıkmaması için susmak daha güvenli oluyor çoğu zaman.

Amerika’da bir gezgin kadının yalnız başına geziye çıkmadan önce yapması gereken ilk şey US State’e,  gideceği ülkenin kendisi için güvenli olup olmadığını sormak.  Türkiye’de böyle bir durumda kime danışılır, ne cevap alınır bilinmez  ama “ne işin var yalnız başına otur oturduğun yerde” şeklinde bir cümle duymak da mümkün olabilir. Bırakın seyahatte olmayı yaşadığınız şehirde bile şort giydiğiniz için dayak yiyebildiğiniz bir ülkede, tek başınalığın dayanılmaz hafifliği dünyanın neresine giderseniz gidin sizinle olacaktır…

Gelelim yalnız ve kadın gezgin olmanın zorluklarına ve yolculuk öncesinde ve yolculukta alınacak önlemlere….

Gideceğiniz şehre bilet alırken varış saatinin geç olmamasına özen gösterin

Özellikle ilk defa gidiyorsak ve saat geç olduysa otele gidecek ulaşım bulamayabiliriz. Her zaman gece gündüzden daha tehlikelidir.

Elbise ve takılara dikkat edin, mütevazı olun

Dikkat çeken takılar, mücevher bulundurmayın. Gerçek ya da sahte gösterişli bir şey hırsızları alarma geçirebilir. Kıyafet konusunda da çok fazla dikkat çekmemeye biraz daha yerel görünmeye çalışın. O kadar da turist olduğunuzun anlaşılmasına gerek yok.

Birilerine adres sormanız gerektiğini tedbiri elden bırakmayın

İlk adres konusunda yardım isteyeceğiniz kişiler polis veya güvenlik görevlileri olsun. Sonra etrafınıza bakın otel, restoran veya market görüyorsanız onlara sorun.

Güvenli şehir merkezlerinde kalmaya çalışın

Toplu taşımaya yakın, karanlıkta bile rahat girip çıkabileceğiniz, kaybolduğunuzu düşündüğünüzde rahatlıkla adresin herkes tarafından bilineceği bir yer olması sizin için daha kolay olacaktır.

Yolda veya bir şehri gezerken aptal turist gibi görünmeyin.

Tehlikeli bir yerde nereye gittiğinizden emin değilseniz başınızı dik tutarak emin adımlarla yürüyün. Eğer harita açmaya karar verecekseniz de kimsenin görmeyeceği bir yerde yapın. Gezdiğiniz yeri hiç bilmiyor olabilir ya da o an için kaybolmuş olabilirsiniz ama size bakan herkesin bunu anlamasına gerek yok. Mümkün olduğunca turist gibi görünmeyin. Zaten elinizde kocaman bir fotoğraf makinesi ile durmadan fotoğraf çekiyorsanız ben turistim diyorsunuz…

Çantanız ve Elektronik eşyalarınıza dikkat edin.

Mümkün olduğunca iki elinizi her daim kullanabileceğiniz şekilde yürümeyi tercih edin. Kol çantası yerine minik sırt çantası tercih nedeni olabilir. Sırt çantanızı önden asabilir ve fotoğraf makinası dahil her şeyi içine koyup istediğiniz zaman alabilirsiniz. Telefon ile konuşacaksınız telefon elinizde değil çantanızda olsun. Kulaklık ile konuşmaya çalışın.

Gece dışarı mı çıkacaksınız?

Bir şehrin gecesi ışıklar yandığında bambaşka bir güzelliğe bürünür ve biz o halini de görmek isteriz. Ama gündüz gidilebilen her bölge gece o kadar güvenli olmayabilir. Veya bir restoranta, bara ya da gece kulübüne gidiyor olabilirsiniz. Muhakkak yer ve bölge hakkında bilgi alın.