Edebiyatın yeni kalemlerinden Selim Adanır, Ben Buranın Yabancısıyım ile hiciv sanatında yepyeni bir pencere açıyor ve günümüz Türkiye siyasetini, toplumda yerleşmiş yargıları ve insan ilişkilerini şempanze Neş’in memuriyetteki yükseliş hikâyesi üzerinden eleştiriyor.

Ben Buranın Yabancısıyım, distopik kara mizah alanında ülkemizde yayınlanan nadir eserler arasında en kısa zamanda yerini alacağa benziyor!

 

TANRILARIN HAYVAN KAFALI OLDUĞU DEVİRLERİN
BİR TEZAHÜRÜ DEĞİL Mİ MEDENİYETİMİZ?

 

Toplum içinde pek de itibar görmeyen primat türlerinden biridir Neş, bu yüzden de küçük bir memurlukla yetinmek zorunda kalmıştır. Eğer sıradan bir şempanze olmayıp da bir goril ya da orangutan olsaydı şansı elbette ki çok daha fazla olacaktır ama her şeye rağmen mevkiinde yükselmek için onun da bazı planları vardır.

Ülke liderinin etrafında fır dönmeye başlar. Onun gittiği yerlere gider, o neyi seviyorsa onu sever, neyi sevmiyorsa ondan nefret eder. Sigarayı bırakır, içkiye elini sürmez bile.

Sonunda sebatkârlığı semeresini misliyle verir ve çok önemli bir kurumun başına getirilir. Getirilir getirilmesine ama yeni görevinin ilk günlerinde harıl harıl toplum terbiyesi için parlak fikirler geliştirmekle meşgulken garip bir şeye şahit olur ve yaptığı iş hakkında kafasında soru işaretleri belirir. Şüphelerini gidermek ve ortalığı şöyle bir kolaçan etmek için kurum içinde çıkacağı kısa bir gezinti ise sonu belirsiz bir maceranın başlangıcı olacaktır.