Hem soğuğun hem sıcağın aşırısından sızlanıyoruz. Ama Nisan gibi Haziran yaşıyoruz hala; haksız da değiliz. En azından İzmir gibi bir yerde şu hırkayı üzerimden sıyırıp atmak hakkımız değil mi artık?

Havalar böyle giderken, yolumuz Alaçatı’ya düştü. Pek de şikayetçi olamadık doğrusu. Alaçatı, atmosferi ile Çukurcuma’yı, Balat’ın yeni yüzünü çağrıştırdı. taş evlerin restore edilmesi ile restoran, hediyelik eşya, antika dükkanları, butik ve mimarlık ofisi haline dönüşen beyaz taş binalar; daha çok turkuvaz, mor ve pembeye boyanmış tahta panjurları ile retro ve 0rijinal bir köy havası yakalanmış.

Caddeye çok yakın ama kalabalık ve gürültünün de ilginç bir şekilde dışında kalan bir bahçenin önünden geçerken, içeriye bir göz attık. Tabelada “Babushka, “Anneannenizin Sofrası” yazıyordu. Kapıdan kafamı uzattığımda ise, bir Çağan Irmak filmi sahnesine bakar gibi hissettim kendimi.

cdd

Olga ve Özgür, İstanbul’un keşmekeşinden uzaklaşıp taze yerleşmişler Alaçatı’ya, ve eski bir köy evinden bir masal bahçesi yaratmışlar. Sanırım ikinci sezonları imiş burada.

12974264_1019637774773044_3566064607745019590_n

Rakı, şarap menülerinde bulunmasına rağmen, tüm balıkların bulunduğu bir mönü yok burada.  5 başlangıçtan oluşan 70 TL fiyatı ile bir setleri var.

Bizim tercihimiz, rum efendisi, sarhoş sardalye, balık kokoreç ve ciğerden yana oldu.  Rakının yanına da birer parça peynir söyledik. Özgür, yan komşuda iken geçtiğimizi görüp, Babushka’ya gireceğimizi hissetmiş, peşimizden gelip kocaman gülerek merhaba dedi. Görür görmez alt komşumuz gibi hissettik biz de kendisini zaten 🙂 muhtemelen anneannesinden el almış ve yemeklere elinin lezzetini katan Olga’yla ise yoğunluğundan dolayı sohbet edemedik. Anladığım kadarı ile tüm yemeklerin birer hikayesi var ve sabırla yapılıyorlar. Tarifler kendilerine özel.

dddd

Kendileri durumu şöyle ifade ediyor: “Anneanne Mahide’nin Özgür’e hazırladığı çomaçların ve anneanne Masha’nın Olga için özel pişirdiği lahana pirozhkinin tadı hala damaklarımızda. Bu çocukluğumuzun yemeklerini tekrarlamak anlamında olmasa da, anneannelerimizin öğrettiği yemek fikirlerini sizlerle paylaşma fırsatı veriyor bizlere.”

Alkollü bir akşam yemeğinde iki kişi 180 TL gibi bir rakam ödüyorsunuz ortalama. İstanbul şartlarına göre değerlendirdiğinizde Navizade veya Asmalımescit’te arasında çok uçurum olduğunu düşünmüyorum. Alaçatı gibi “zaten 3 ay turist geliyor” mantığı ile fiyatları oldukça yüksek tutan mekanların yanında bence kalitesinin ve özgünlüğünün hakkını veriyor Babushka.

Alaçatı’daki beklentiniz rakı&balıktan daha farklı bir şeyler ise, kesinlikle önerebileceğim bir mekan. Bir dahaki gelişimde başka mekan aramayacağımı bilmenin rahatlığı içindeyim. Unutmadan;

http://www.babushkaalacati.com/

0(232) 716 00 70